Sayfalar

yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ağustos 2011 Salı

reklam kokan hareketler bunlarrr

   Hihihehehe mutlu oldum, duyurayım siz de lütfen benimle mutlu olun. YEMEK ZEVKİ dergisinin ağustos sayısında tanıtımımız yapılmış, güzel de çıkmış:)) Elinde dergi olanlar lütfen baksınlar lütfeeennn, olmayanlar için ben yükleyeceğim önümüzdeki günlerde zaten.

   Haa bu arada azıcık açıklama; mekan "YELDEĞİRMENİNDEKİ LEZZET" olarak çıkmış, keçi peynirli patlıcan tarifim yayınlanmış.

   Öperim hepinizi...

18 Şubat 2011 Cuma

helvacııı helvaaaa


   Dün sabah ahşap boyama kursuna başladım. Çok güzel di mi?Yok, değildi.Ben de öğlene doğru bıraktım:)) Hani çok meraklı olduğumdan değil de, yeni şehir, arkadaş falan diye. Ama sınıf ilginçti, 5 kişi kurdele nakışı, 2 kişi takı tasarım, 3 kişi de Brezilya nakışıyla ilgileniyordu. Biz üç arkadaş olarak gittik ve sadece biz yapacakmışız boyama. "Ne lengg bu laubalilik? Ne biçim sınıf bu?" dedim, bıraktık.

   Bugün kendimi yemeğe verdim, yemek yemeye değil de yapmaya:)) Ama 3-4 taneden fazlasını yüklemeyi beceremediğim için az foto koydum. Ev tımarhane gibi, ben ya yemek yapıyorum ya örgü örüyorum, arada eğleniyorum falan da eşim sıyırmak üzere. Ben bir zevzeklik yaptım, puzzle merakı var diye gidip 1500 parça aldım. Bir iki ay oyalanır dedim. Sanki ben böyle dememişim gibi adam deli divane gece gündüz başında, antremana gitmeyecek neredeyse:))) Bu foto iki günde yapılmış hali:)) Tabi bencillik yaptığımı kabul ediyorum; hem ona yarasın puzzle olsun hem de bana yarasın "kaplumbağa terbiyecisi" olsun dedim:)) orjinalini alabileceğimi sanmıyorum da:)) 


   Pazarda enginar görünce dayanamadım,çok güzel olmasa da aldım. Gerçi biz bunu bakla içi ve bol dereotuyla yapıyoruz ama dolabımda taze baklam yoktu. Ben de bezelyeli yaptım.


   Canım hamur mayalamak istedi, ne yapacağımı da bulamadım, en sonunda evde kalan 2 bazlamama takviye yaptım. Sonra nasılsa tazesi var evde deyip eski, hazır bazlamalarımı kaşar, hellim, kekik, domates ve biberle doldurup fırınladım. Güzel ve pratik oluyor, tavsiye ederim.




  
   Başka da, bezelye yaptım, bir de çok kötü bir kuru fasülyem vardı. Cinsi kötü çıktı, ben de onu arpacık soğanlı sarımsaklı pilaki yaptım. Dolapta zeytinyağlılarım hazır olunca kendimi çookk rahat hissediyorum. Yanlarına bi sıcak tamam ohh:))

14 Şubat 2011 Pazartesi

çıt çıt çıt çedene...


   Kabul ediyorum, ara vermiştim bir süredir, yatak örtüsü keyfimi kaçırdığı için. Ama diğer battaniyemi örmeye devam ediyorum, bugün ördüklerimi birleştirdim, daha çok var tabi, yarısına anca geldim, boncuktu püsküldü derken oyalar biraz. Olsun, yatak örtüsüü unuttursun da:)



   Her parçayı ayrı ayrı desende örüyorum. Örgü modellerini yeni yeni öğrendiğim için her parçada bişey denemiş oluyorum. Önceden sadece düz örebiliyordum da:) Bu ipler 6 yıl önce Ankara'mdan, Yiğit Yün Düğme'den alınmıştı, kalan iplerdendi, işe yaradılar sonunda:)



   Bu da acele tarafından yapılan uyduruk tiramisu. Kreması falan iyi de kedi dilini uzun uzun ıslatmaya üşendim, kahve likörüne batırıp çıkardım sadece. Dolayısıyla bazı yerler çok ıslak olmamış. Anne, okuyunca laf etme, acelesi bu kadar, sen gelir uzuunn uzunnn yaparsın gözümm:)))


Posted by Picasa

12 Şubat 2011 Cumartesi

enerjii geliyorum demezz

   Demedi ama geldiii ve ben oturup yemek yaptım hep:)) İki gündür Ankara'daydım. Hong Kong'tan arkadaşım gelmişti, buluşmaya gittim, çok güzel modeller öğrendim geldim:) Ama işlere başlamadan önce kocaya karşı duyduğum vicdan azabıyla yemek yaptım hep. Bu arada annem blogu keşfetmiş, her gün mecburen yemek listemi vericem ki rahat etsin:)
   Neyse bunlar benim pancakeimsi mücverimsi bişeylerim. Evde çok fazla tulum peynirim vardı. Yumurta, süt, maydanoz ve bolca baharatla çırpılıp yağsız yağsız teflonda piştiler.


   Büyükbabamın ölüm yıldönümü nedeniyle yaptığım bademli un helvası. Her yer un koksun, koku dolansın diye kapıyı bacayı açıp yaptım, tanıdığım çok azıcık kişiye dağıttım. Çok beğenildi. Zamanla daha çok tanıycam ve dağıtıcam. Fotolarını çekmeye gerek görmedim ama merak eden olursa (anne sana diyorum) portakallı kereviz, kek değerlendirme topları, brokoli çorbası da diğer yemekler:))



  
Veeee bunlar da pazardan 4 liraya aldığım ev babetleri:) Evde gezerken çıt çıt ses çıkıyor. E malum ben sabah kadar uyanığım, alt katımda da kayınvalidemler var, sanırım bunların altına kaydırmaz silikonlayacağım.  Artık altı erirse 4 lira verdim zaten derim:)


Posted by Picasa

25 Ocak 2011 Salı

yedim, ördüm, ohh..

   Bugün iştah gezdirirken sevgili Balböcüğü Serpil'in blogunda lavaşlara denk geldim. Çok güzel tantuni yapmış ve fotoğraflamış.İştahım kabardı kabardı ve bana lavaş, tulum peyniri ceviz düşüncesi olarak geri döndü. Oturdum hamur mayalayıp lavaş yaptım ben de. Ama iştahı kabaran bir tek ben değilmişim, evdeki çok yiyen koca kod adlı şahıs "yaa ama bunlar boşa gitmesin, o kat kat şeyden yapsana" diye dudağını sallandırınca lavaşlarım tulum peynirinin yanından uzayarak şebit mantısı olma yolunda ilerlediler. Ama tam olamadılar sadece şebitimsi davrandılar.
  
  Kıyma ve ince kıyılmış kuşbaşı eti soğan ve biberle iyice pişirildiler, imzam haline gelen baharatlarımı salladıktan sonra yazdan hazırladığım domates sosumla fıkırdadıktan sonra bir kat lavaş, bir kat kıymalı harç bir kat kaşar olarak dizildiler. 11 katta son bulduktan sonra üzerine sarımsaklı naneli yoğurt döküp mideye indirildiler.Valla fotolardaki görüntüden çok daha iyiydi tadı:)


  Hala yatak örtüsünü elime alacak kadar düzelemedi bileklerim, dolayısıyla diğer yarım işime devam ediyorum. Daha önce 10marifette gördüğüm bir battaniye modeliydi, bitince orjinaliyle yayınlayacağım tabi. ince uzun atkılar örülüp birleştirilerek yapılan rahat bir örgü. Şimdilik üç parçası bitti. Sanırım sekiz tanede tamam olurlar.


Posted by Picasa

21 Ocak 2011 Cuma

bitecek.. bitmeli!


    Yeni battaniyeye başlamak için deliriyorum ya, yarım kalan işlere kitlendim, Figen ablanın dediği gibi "yaparım ben bunu" diyorum. Gerçi ben onun kadar kibar diyemiyorum; "yaparım olm ben bunu, yürrüüü kızımm" falan nidalarıyla örüyorum ya hadi hayırlısı. Adam 3 ayda boşayacak:))
    Bugün Ikea evimizin herşeyinden gidip iki tane küçük boy yastık aldım. Daha önce fotolarını yayınladığım yatak örtüsü -battaniye kırmasına takım yastık yapacağım. Evde kalan düğmelerle falan da sabitlerim sanıyorum. 





   Akşamı da yine kendime göre icatlarla geçirdim.Aslında tam icat sayılmaz değiştirme diyelim. Dolabımda közlenmiş kırmızı biberlerim vardı, çıkardım çözülsünler diye. Altı üstü yoğurtlu biber yapacaktım ama baktım çok fazla koymuşum, geri de donduramayacağım için bir iç hazırladım. Tavuk, mantar, soğan, taze sarımsak, dereotu, azıcık ince bulgur ve baharatlar. Normalde lorla yaptığımız iç yerine hazırlayıp köz biberlerimi doldurdum. Una ve yumurtaya bulayarak teflon tavada çok az yağ ile kızarttım. Üzerine sarımsaklı yoğurt yapınca da tadı daha hafifledi. Güzel oldu bence, denemenizi tavsiye ederim. Kayınvalidemlere de indirdim (alt katımda oturuyorlar), pek beğendiler. Valla tavsiye ederim:))




Posted by Picasa

19 Ocak 2011 Çarşamba

gelsin börekklleerrr


     Birkaç gün aradan sonra yeniden geldim, yayınladığım iki üç parça işin beğenilmesine delilerrr gibi sevindim ve kendimi sorumluluk altında hissettim:)) yarım işlerimi bitirip yayınlamam lazım:)) Gerçi üzerimde feci bir ağırlık var, Ankara'da hastanede kaldığım gecelerde ciğerlerimi feci üşütmüşüm, hörül hörül öterek geziyorum evde, kociş de bana bakıyor. Daha doğrusu bakıyordu çünkü iki gündür deplasmana gitmişti.  Az sonra evde olacak, yoldalar ve geliyorlarrr. İki gündür pek özledim kuzuşumu, aç tavuklar gibi geliyormuş. Ben de oturdum gece gece ona börek yaptım. Koskoca semaverle çay demledim gece gece, gelsin yesin içsin diye. Tabi insanın tiryaki kocası olursa demlik, çay makinesi vs. iş görmüyor. Ancak elektrikli semaver işe yarıyor. Büyüğüm vallaaa, gelsin de görsün:))




   Böreklerimin rengi lütfen yanıltmasın, sıfır yağ ile piştikleri için kıtır ama yer yer çok kızarmış durumdalar. El açması olan sevgili böreklerim mercimekli ve kıymalı olarak teflon tavada yağsız ve için için piştiler. Aslında fırında daha iyi olurdu ama hamur aç, içini yap vs. çok yorulduğum için ortalığı dökmek istemedim. "At tavaya, kapat üzerini, unut" formülü ile piştiler.

   Bu arada bir şey duyurayım istedim, aranızda katılmak isteyen olur belki. Takipçisi oladuğum Makyaj Günlüğü blogunda sevgili Hacer bir yarışma düzenliyor. Çok güzel ürünlerin deneme boylarını çekilişle hediye edecekmiş. Güzel fikir. Böylece gereksiz alışveriş yapmadan direk doğru ürünü seçebiliriz. Bir göz atmak isterseniz Tıklayın. Herkese bol şanslarr.