Sayfalar

16 Kasım 2011 Çarşamba

şipirdek çitirdekkk..

   Durduramıyorum kendimi, elimden alınması lazım. Hani nasılsa yorgunum çok çok çalıştım evdeyim bahanelerim var ya, kendime zorla çekirdek aldırdım ve ben duramıyorum...!!!! Bir yanda örgü örüyorum deli danalar gibi (ki bi ara hepsinin resimlerini koyacağım), bir yandan kendimi çekirdek yemekten alamıyorum. Nasıl oluyor bilemiyorum ama ikisini bir arada yapabilme zevzekliğine sahibim.

  Neyse geyiğe sardırmadan özet geçiyorum neden uzun süre yok olduğumla ilgili. Zaten sevgili Sitare'nin deşifre (!) ettiği gibi (ben yol açtım hakkını yememem lazım) yazları sezonum var, restaurantçıyım. Çok çok yoğun geçirdik, düğün organizasyonları vs. vardı, sağlam yoruldum. Ancak sezonum kötü başladı. 21 haziranda hayatım, ruhum, canım, kuzum Çakıl'ımı kaybettim. 14 yaşındaydı ama civa gibiydi. Çok zor çok. Tabi bu sevgiyi bilmeyene anlatmamın anlamı yok. Yüzüme boş boş bakıyorlar. Neyse öyle böyle sezonu atlattık. Tam dönüş hazırlığındaydım ki sevgili anneannemi kaybettiğimiz haberi geldi. Ankara'ya gittim ama asıl zor olanı annemdi:(( İnsan ne kadar kendini hazırlasa da çok zor, bu kadar diyorum sadece bu kadar. Sonrasında cenazemizden dolayı ertelemek durumunda kaldığım ameliyatı oldum. Önemli bişey değildi. Göğsümden ufak bir operasyon, küçük bir kist müdahalesi. Dikişlerim de alındı, iyiyim bayağı. Düzeldiğim için de eşyaları toparlayıp Bursa'ya dönüş yaptım.

  Geri dönüş oldukça zordu benim için, hem ailemi orada bırakıyor olmak hem 15 koli, bir sandık getirip evde yerleştirecek yer bulmak bayağı zorladı beni. Anca anca kendime geliyorum. Ama çok şükür iyiyim artık. Bol bol yazarım :))

  Gitmeden yazdan kalma bir keyif karesi paylaşıyorum sizlerle. Çok belli olmasa da perdenin arasına sıkışıp kalan zevzek bir Lokum var:)) Kendisi 8 kedimden bir tanesi, yaz sıcağında yer yapmış kendine:)

   Sevgiler..








14 Kasım 2011 Pazartesi

Hayata dönüş..

   Şeker blogger arkadaşlarım, uzun zaman yazamadım. Kendimi pek toparlayamadım. Yok oldum. Ama yorumlarınız için teşekkür ediyorum yalnız bırakmamışsınız beni. Ammaa özellikle mailleriyle beni arayıp soran herkese, yorumcular dahil, çok çok çok minnettarım. Teşekkür ederim. Kendime gelip yazıp anlatacağım. Kafamın ağrısı yeni yeni geçiyor.

  Sevgiler...

23 Eylül 2011 Cuma

gitti..

 Hani hastaydı ya, hani acı çekmesindi ya, hani zaten yaşlıydı ya... hani bu cümleler hep gerzekçe ve teselli edemiyor ya.. Bitti sonunda. Gitti sonunda.

 Anneannem, ananem, Nanem gitti..

16 Ağustos 2011 Salı

reklam kokan hareketler bunlarrr

   Hihihehehe mutlu oldum, duyurayım siz de lütfen benimle mutlu olun. YEMEK ZEVKİ dergisinin ağustos sayısında tanıtımımız yapılmış, güzel de çıkmış:)) Elinde dergi olanlar lütfen baksınlar lütfeeennn, olmayanlar için ben yükleyeceğim önümüzdeki günlerde zaten.

   Haa bu arada azıcık açıklama; mekan "YELDEĞİRMENİNDEKİ LEZZET" olarak çıkmış, keçi peynirli patlıcan tarifim yayınlanmış.

   Öperim hepinizi...

11 Ağustos 2011 Perşembe

Ses veriyorum sesss sess..

Evet ayarlar düzelmiş; herkesi, her şeyi okuyorum yazabiliyorum ama ZAMAN YOK!!

Sezon açıldı, ben deliler gibi çalışıyorum , Bursa'da değil Datça'dayım; koş koş koş yapıyorum ama Allah kısmet ederse bayramdan sonra rahatlayıp yazmaya başlayacağım.

Aslında geceleri hepinizi okuyorum, özellikle baktığım 25 kadar blog var, sahiplerine hastayım ama o kadar yorgun oluyorum ki yorum yazamıyorum. Söz, sezon sonu kendimi affettireceğim.

Herkesleri öptüm kokladım bi daha öptüm. Unutmayın beni:)

27 Mayıs 2011 Cuma

n'oluyor?

Tam iki haftadır yazı yazmaya çalışıyorum, yoruma cevap yazmaya çalışıyorum olmuyor, kumanda panleim de kayboluyor, nassı yanee?

16 Mayıs 2011 Pazartesi

ben doğdum ben doğdummm

  İYİ Kİ DOĞDUM BEEENNNNN, İYİ Kİ DOĞDUM BEEENNNNNN..

  Hiiiihihihi, Birdy'nin doğumgünü şenlikleri başladııı. Hayır hiç utanmıyorum, ne var 35 olduysam ne vaaarrrr, şımaramaz mıyımmm? Dakika itibariyle tam şu an doğdummm:) Kendimi bildim bileli de dakika dakika bekleyip bir hafta kutlarım. İlk pastamı az önce kestim, 00:01'de:))

  Annemin kontrollerini yaptırıp geldim Bursa'ya, kociyle kutlayalım doğumgünümü diye. E dokuz yıldır beraber de olsak evli olarak ilk  doğumgünüm. İlk pastayla ilk hediyemi de aldım. Evet ne var, her pastayla yeni hediye istiyorum, ne o arsız mı göründüm:) İlk hediyem esans şişesi koleksiyonuma 5 yeni arkadaş, çok beğendim koci çookk. Duy sesimi de bir beş tane daha al :P Bakalım yarınki pastanın hediyesi ne olacak. Özel olmalı çünkü asıl pasta yarın:)

  Bu arada uzun süredir foto eklemediğimin farkındayım, söz yarın bu eksiği kapatacağım. Hepinizi öpüyor kokuluyor seviyorum. Sizleri tek tek tanıyor gibi özlüyorum valla, yalan yok. İyi geceler veee... iYİ Kİ DOĞDUM BEEEENNNN...

8 Mayıs 2011 Pazar

Saldırın annelere, kaçırmayın elden, sıkıştırınn...

   Ablalarımmmm, arkadaşlarımmm, kardeşlerimmmmm. Kızlarrrrr, hepinizin Anneler günü kutlu mutlu, hayırlı uğurlu olsun. Kuzularınızla bir ömür mutlu mesut yaşayın inşallah. Budur sizlere en büyük bedduam:)) Öperim hepinizi.
   Çocuklarrrrr...Anneleri yanak ve gıdıdan sıkıştırma günüdür bugün, gazanız mübarek olaaaa.. Saldırın annelere.. (Ama bunu hergün yapın, günde dört kez, aç-tok farketmez, sağlığa faydalı) Sizleri de öperimm..

   Annemi sıkıştırma vakti geldi gidiyorum..

6 Mayıs 2011 Cuma

Hıdırellez'de Üç Fidan

  Hıdırellez'de darağacı... Darağacında Üç Fidan..

  6 mayıs çoğumuz için Hıdırellez olsa da ben ve benim gibiler için 6 mayıs. Deniz, Yusuf ve Hüseyin'in idam günü... Ne acı veya ne kutludur ki dün vefat eden Denizlerin avukatı Halit Çelenk bugün, onlarla aynı gün toprağa verilecek.. Kader. Yollar ayrılmayınca ayrılmıyor demek ki..

  Yine de Hıdırellez'i es geçtiğimi sanmayın a dostlar. Gece 00:00da büyüüükk katmerli bir gül ağacının altına dileklerimi gömdüm, heyecanla dualarımı ettim yattım. Sabah gün doğarken kalkıp dileklerimi çıkardım, su gibi temizz temizzz gerçekleşsin, bereketli olsun diye yırtıp denize attım. Tabi ben dileklerimi ileriye atmaya çalışırken ve Datça'nın suyu buz gibiyken Çakıl'ı zaptetmeye çalışmak çok zordu:) Ben de, abim de karışmadık, kuzum benim, sabahın kör vaktinde attı kendini suya.

  Bugün iş yapmayacağız, misafirler ağırlayacağız sadece. Sonra gezmeler başlayacak. Daha önce Ankara'da (doğal olarak) görmediğim Datça adetlerine katılacağız. Köy yolu kenarlarına serilip içilecek:)) Neden güzel alanlar değil yol kenarı hala anlamadım ve alışamadım ama öyle. Önce ya misafir ağırlanıyor ya toplu pikniğe gidiliyor ama sonra saat 17:00 gibi illa yerliler yol kenarlarına yayılıyor. Keyifli aslında. Ankara'da görmediğim şeyler ya, 5 yıldır zıpırtık zıpırtık biz de katılıyoruz annemle. Abim ve babam ağır abi oldukları için yoklar tabi:) Haa, koci Bursa'da olmasaydı katılır mıydı? Aslaaaa..

  Hepinize bol bereketli Hıdırellezler, Hızır Aleyhisselam'ın (böyle mi yazılır?) bereketi üzerinize olsun. Ve lütfen benim için dahi olsa bir 5dk kadar Deniz, Yusuf ve Hüseyin'i de anın. Öperim sizleri booll bolll.